en güzel can yücel şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en güzel can yücel şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2015 Cuma

ANLADIM...


 

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım..
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım ..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalın ayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil,gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var,gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde,''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil,''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur,kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar,ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..
                          
                                                                                  Can Yücel

4 Mart 2015 Çarşamba

Hayatı Tersten Yaşamak...

 
Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir...
Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel,hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?
Camide uyanıyorsunuz.
Bir tahta sandık içerisinde,herkes karşınızda saf durmuş,iyiliğinize dua
ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette tabuttan doğruluyorsunuz,
yaşlı,olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda,büyük bir itibar,iltifatlar,çocuklar torunlar hepsi hazır.
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor,aylık veya üç ayda bir maaşınızı
alıyorsunuz.
Ne güzel,hazır maaş,hazır ev...
Altmışlı yaşlara kadar garanti,huzur içinde yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor,kaslar güçleniyor,kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin
hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..ve
genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan
olarak işe başlıyorsunuz.
Herkes karşınızda el pençe divan..
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.
Gittikçe zayıflıyor,forma giriyorsunuz.
Diğer hormonal aktiviteler artıyor,fevkalade...aman ne güzel günler
başlıyor...derken bir gün patron size artık üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.
Bu arada babanız ortaya çıkmış,'fazla çalıştın'diyor 'artık eve dön,işi
bırak,okumaya başla,harçlığın benden olsun...'
Keyfe bakar mısınız?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor.Ekmek elden,su gölden bir dönem başlıyor.
Partiler,diskotekler,kızların sayısı artıyor.
Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor,araba kullanma
derdi de yok artık...
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar,'evde otur,keyfine bak,
oyuncaklarınla oyna'diyorlar.
Mamanız ağzınıza veriliyor,zaman zaman altınızı bile temizliyorlar,hatta
bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz size bir gün süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli
dönem başlıyor.
Mama artık her yerde,her an ve en taze şeklinde hazır.
Bir gün karanlık, ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.Beslenmek için
ağzınızı açmaya dahi gerek yok,bir kordondan besleniyor,sıcacık,
yumuşacık,gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.
Küçülüyor,küçülüyor,ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.
Veeeeeee.....
En güzeli deeee.......
Günün birinde müthiş keyifli bir geceyle hayatınız bitiyor...

CAN YÜCEL

Her şey sende gizli....



Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç..
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
                                        
                                                              Can Yücel