şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2015 Çarşamba

AŞK...

 
 
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem, bilirsin.
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık.
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin, sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu.
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti.
Yoktu dünlerde,evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz.
Sanki hiç olmamıştı.
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu.
 
Şurda senin gözlerindeki bakımsız,mavi,güzel laflı İstanbullular,
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların,
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik.
 
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya,
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız,
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı,memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
 
Cemal Süreya

19 Nisan 2015 Pazar

Ansızın ( Özdemir Asaf )


Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum ,
Seni saklayacağım , seni yazıp andıkça,
Kendimi çoğaltıyor , seni kuşatıyorum.

Unutturmayacağım seni yaşatacağım 
Kendimi çoğalttıkça seni kuşatacağım
Her zamanda,  her yerde sen benle yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım.

( ÖZDEMİR ASAF )

13 Nisan 2015 Pazartesi

İçimden Şehirler Geçiyor....



Sonsuz yolculuğuma seni son durak sandım 
Şarkılardan mirastı aşk ; inandım.
Ararsam bulurum sandım
Bulunca durulurum
Durulmuyor denizim
Gelirsen diner sandığım bu yalnızlık
Durulmuyor durulmuyor
Kaoslarım , girdaplarım , labirentlerim
Nice nice dertlerim var
İçimden şehirler geçiyor
Her durakta duruyor
İnmiyorsun
Seni en sıcak ben öperdim 
Kim bilir ama sen bilmiyorsun

( FERİDUN DÜZAĞAÇ )

5 Nisan 2015 Pazar

Eğer yeniden başlayabilseydik yaşamaya ....


Eğer , yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz , sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum ilkinde olmadığım kadar , 
Çok az şeyi 
Ciddiyetle yapardım .
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler ,
Daha çok dağa tırmanır , daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım 
Yeniden başlayabilseydim eğer , yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem yaşam budur zaten
Anlar , sadece anlar.Siz de anı yaşayın 
Hiçbir yere yanında su , şemsiye , paraşüt almadan ,
Gitmeyen insanlardandım ben 
Yeniden başlayabilseydim ben hiçbir şey taşımazdım
Eğer yeniden başlayabilseydim ,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar gelene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla .
Bilinmeyen yollar keşfeder,güneşin tadına varır ,
Çocuklarla oynardım bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum....
ÖLÜYORUM....

( JORGE LUIS BORGES )

Dilenci , inan yok farkımız birbirimizden ...


Sen , her gün köşe başlarında 
Yırtık urbanla , kirli ellerinle 
Avuç açan sefil insan.

İnan yok farkımız birbirimizden 
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek ;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse ,
Ötekinden isteyeceksin.

Ama ben tüm yaşamım boyunca 
Tek bir kez dilendim ,
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş , öylesine açık kaldı ki elim ,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim .

( VİCTOR HUGO )

4 Nisan 2015 Cumartesi

Kabullenmeli miyim ?


Kabullenmeli miyim önüme gelenleri ?
Sahip çıkıp mutlu mu olmalıyım onlarla ?
Ama ya bir talihsizlikse yaşadıklarım
İşte o zaman hak etmediklerini nasıl kabullenirsin ?
Hayallerinden nasıl vazgeçersin ?
Hayır kabul edemem hak etmediklerimi ,
İnatçıyımdır , güçlüyümdür ben.
Ancak ; bir çukurdan çıkıp , kendini başka bir çukurun dibinde bulacağını bile bile 
Nasıl güvenirsin sahip olduğun gücüne ?
Üstelik daha karar verirken bu kadar yorulmuşken...

M.S.A.

Biraz Değiştim


Biraz değiştim,
Her şey kadar,herkes kadar,sen kadar
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim
Sorun değil
Elbet alışırım
Biraz alıştım,
Her şey kadar,herkes kadar,sen kadar
Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim
İki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar,herkes kadar,sen kadar
Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara öğretirken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
Bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil
Bir hayli kırıldım
Her şey kadar,herkes kadar,sen kadar
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım!
Maziye hiç değil,ana kırgınım
Anlatamadığım,anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa
İyi değilim.
Galiba yoruldum
Her şey kadar,herkes kadar,sen kadar....

( Can Yücel )

3 Nisan 2015 Cuma

Gözlerim Gözlerinde


Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin ?
Hep böyle içinde uzak bir ışık  mı yanar ?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var ;
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin ...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
Bu huzur bu sessizlik hiç bitmesin diliyorum ;
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini , ışığın eksilmesin,
Gündüzüm , aydınlığım , ipek böceğim benim !
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim !
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin ;
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini
O sakin , o yalansız kuytu gözlerini.

( Ümit Yaşar Oğuzcan )

2 Nisan 2015 Perşembe

Olvido ( Ahmet Muhip Dranas )


Hoyrattır bu akşam üstleri daima 
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yer,
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden ,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokar kederleri :
Hoyrattır bu akşamüstleri daima.

Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh , atılan oklarla delik deşik:
İşte doğduğun eski evdesin birden 
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
ve cümle yitikler,mağluplar,mahzunlar...

Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını.
Duran bir bulutu , bir kuş uçtuğunu.
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
Halay çeken kızlar misali kol kola
Ya sizler ! ey geçmiş zaman etekleri
İhtiyaç ağaçlı kuytu bahçelerden
Ayışığı gibi sürüklenip giden:
Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Salınan etekler fısıltıyla , nazla

Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey ömrün en güzel türküsü aldanış !
Aldan geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen aşığın serptiği çiçekler.

Ya sen ! Ey sen ! Esen dallar arasından 
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan 
Ne istersin benden akşam saatinde ?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın 
Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep , sen , esen dallar arasından.

Ey unutuş! Kapat artık pencereni ,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni ;
Çıkmaz artık sular altından o dünya .
Bir duman yükselir gibidir kederden 
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört yanıma 
Ey unutuş ! Kurtar bu gamlardan beni.

( AHMET MUHİP DRANAS )


Basit biri değilim !


Basit biri değilim ;
Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim var ,
Kahkahaya sarılmış anılarım...
Herkes kadar dertli , bazılarından fakir , çoğundan zenginim...
Bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar büyük bir kalbim ,
Gidene beddua edemeyen bir dilim var...
Yüreğimi korkak büyütmedim ben,
Kaybettiklerim , dağıttığım servetimdir...


( CAN YÜCEL )

28 Mart 2015 Cumartesi

Piraye için yazılmış : Saat 21 - 22 Şiirleri ( Nazım Hikmet )


Bir düşün içinde düş


Alnına konsun bu öpüş 
Ve, şimdi senden ayrılırken ,
İtiraf edeyim ki 
Günlerimi bir düş 
Sayarken yanılmıyorsun ;
Ama , umut gitmişse uzaklara 
Bir gece ya da bir gün 
Bir görüntüde ya da bir şey de olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden ?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz 
Yalnızca bir düşün içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının 
Haykırışları içimde duruyorum :
Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda 
Ne kadar az ! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
Ben ağlarken - Ben ağlarken !
Ah Tanrım ! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları ?
Ah tanrım tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgalardan ?
Bir düşün içinde düş mü 
Bütün gördüğümüz e göründüğümüz ?

( EDGAR ALLAN POE ) 

27 Mart 2015 Cuma

Annabel Lee ( Edgar Allan Poe )


Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde 
Yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz
Adı : Annabel Lee 
Hiç bir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni 
O çocuk, ben çocuk , memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee 
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi 
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun 
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni 
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde
Biz daha bahtiyardık meleklerden 
Onlar kıskanırdı bizi
Evet ! Bu yüzden şahidimdir herkes ve deniz ülkesi
Bir gece rüzgarından bulutun 
Üşüdü gitti Annabel Lee
Sevdadan yana kim olursa olsun
Yaşça başça ileri
Geçemezlerdi bizi
Ne yedi kat göklerdeki melekler
Ne deniz dibi cinleri 
Hiç biri ayıramaz beni senden 
Güzelim Annabel Lee
Orda gecelerim uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni ...

( EDGAR ALLAN POE )

Ağlamak



İlk bakışta anladım
Gülen bakışının sönüklüğünden 
Belli ki gözlerin sevgisinden davacı
Üzüntünü içine atma
Bir dosta açılmaktır ilacı
Aşk nedir sanıyorsun 
Bir karşılıklı duygular savaşı
Kazanamayacağını düşünüp zayıfım deme
Bazen en etkili silahındır gözyaşı
Ağla utanma...
Kafanda taşıyıp büyüteceğine dertlerinin 
Gözyaşında taşı


( YAŞAR KEMAL SEÇKİN )

25 Mart 2015 Çarşamba

UZAKTAN SEVİYORUM SENİ!


Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan,
Yüzüne dokunamadan,
Sadece seviyorum!
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan,
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerine dalıp dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil,adam gibi seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni,
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden,
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan,
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan...
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden,
Ağlatmadan,uzaktan seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni;
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.
Cemal Süreya

20 Mart 2015 Cuma

Ölmekten korkuyoruz,çünkü yaşamayı bilmediğimiz için ( W.Shakespeare )



KORKUYOR

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için , sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor , kendisini sevilmeye layık görmediği için .
Düşünmekten korkuyor , sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor , eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor , reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor , gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor , dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor , aslında yaşamayı bilmediği için.

( WILLIAM SHAKESPEARE )

İnandıramaz Aynam Yaşlandığıma Beni



İNANDIRAMAZ AYNAM YAŞLANDIĞIMA BENİ 

İnandıramaz aynam yaşlandığıma beni.
Değil mi ki doğduğunuz aynı gün gençlikle sen ;
Ama örtünce vaktin kırışıklıkları seni 
Medet umarım ömrüm bitsin diye ecelden.
Varlığına o eşsiz güzelliği giysen de 
Gönlümün urbasından başka bir şey giyemezsin.
Yüreğim sende çarpar , yüreğin çarpar bende :
Demek ki bana göre yaşlısın diyemezsin.
Onun için sevgilim kendine bakman gerek ,
Nasıl ki ben bir hiçim bakmak dururken sana ,
Yüreğin bende diye üstüne titreyerek 
Olmuşum yavrusunu esirgeyen bir ana .
Gönlüne bel bağlama gönlümü yok edersen ,
Geri almak yok diye onu verdin bana sen .

( WILLIAM SHAKESPEARE ) 

Hamlet ' den Sözler




BÜTÜN MESELE HAZIR OLMAKTA

Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin .
Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz , yarına kalacaksa bugün olmaz.
Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış , erken bırakmış ne çıkar , ne olacaksa olsun !

WILLIAM SHAKESPEARE 

( HAMLET ' TEN  )





HAMLET ' DEN 

Sevgisinin kepaze edilmesine ,
Kanunların bu kadar çabuk yürümesine ,
Kötülere kul olmasına iyi insanın 
Bir bıçak saplayıp kurtulmak varken ?
Kim ister bütün bunlara katlanmak ,
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek ,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa ,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya 
Ürkütmese yüreğini ?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa 
Çektiklerine razı etmese insanı ?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi :
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini .
Ve nice büyük , yiğitçe atılışlar 
Yollarını değiştirip bu yüzden 
Bir iş , bir eylem olma gücünü yitiriyorlar .
Ama sus , bak güzel Ophelia geliyor . 
Peri kızı dualarında unutma beni ,
Ve bütün günahlarımı 

( WILLIAM SHAKESPEARE )




" Canım Ophelia , beceriksizim şiir yazmakta,
İçimdekini kalıba dökme sanatım yok ,
Ama çok , her şeyden çok seviyorum seni ,
Canı teninde kaldıkça sevginle yaşayacak ,
Hamlet . "

( WILLIAM SHAKESPEARE )

19 Mart 2015 Perşembe

ANLATAMIYORUM....



Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var,biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım,duyuyorum;
Anlatamıyorum.

( Orhan Veli Kanık )

16 Mart 2015 Pazartesi

Yoruldun Ağırlığımı Taşımaktan ( Nazım Hikmet Ran )




Yoruldun ağırlığımı taşımaktan 
Ellerimden yoruldun
Gözlerimden gölgemden
Sözlerim yangınlardı
Kuyulardı sözlerim
Bir gün gelecek ansızın gelecek bir gün
Ayak izlerimin ağırlığını duyacaksın içinde
Uzaklaşan ayak izlerimin 
Ve hepsinden dayanılmazı bu ağırlık olcak.


NAZIM HİKMET RAN 

( YORULDUN AĞIRLIĞIMI TAŞIMAKTAN )